..
Saçları, rüzgara fırtına taklidi yapmayı öğretirdi
Yaban kokulu çocuklar koşarken ıssız köylerde
Nerdeydi hayata layık tehlikeli sözler
Bense, huzursuz şarkılar söylerdim beyaz gelinliğe benzer teninde
Gözleri, her gece parlak bir yıldıza kaydını yaptırırdı
Kimliği belirsiz hisleri emanet etmezdim rüyalara
Ne gerçek bir aşığım ne de bir nefer
Büyütülüp duvara asılmış fotoğraflar karşısında
Dudakları, bir bıçak darbesi gibi ölümcül yaralar bırakırdı
Hikayeler aslında kısadır, zaten yaşamak hikaye
Dokunaklı sayılmazdı taşıdığım akıl hastalığı
Sayıklarken ismini en ölümcül hastalığın pençesinde
Elleri, yağmura güzel isimler takardı
Raylar üstünde yürürken dokunmuştum ilk kez onlara
İki omzumda iki ayrı sevgili ağlardı
Hayatın nefes kesen pozları geçerken kırmızıda..














Comments
Previous Page123Next Page