Çerçevesi yorgun penceremden dışarı baktığımda
İşte ordalar, yediuyurlar çeşmesinin başında
Hepsinin nefesi yağmur yüklü bir bulut
Düştü düşecek gözyaşları, her damlası zehir kaplı
-
Uzaktaki eski garın saati durmuş hüznün en olmadık yerinde
Dokunuyorum, bölünüyorlar
Titriyorum, ağlıyorlar
Gözlerinde paramparça hayatların hikayesi
-
Kafiye bulamamış şiirler gibi duruyor elleri
Vücutlarına çarpan yüzsüz mermiler, acıtmış önce
Uyuşukluk,bulanıklık,soğukluk
Aslında uyumadan önce anlatılan masalmış her biri
-
Parlak, kayan bir yıldız da söndü gitti sonsuza
Ne demekti gülmek, sadece bir kere yaşadılar
Ortalama acılarla ağlıyordu dünya
İki, bilemedin üç gün sonra unutulacaktı nasıl olsa
-
Rol gereği değildi öğrencilikleri aslında
Issız geçen hayat bitince önlerinde uzun bir tatil var
Simsiyah güller olmuş acıdan morarmış kalpleri
Uzattılar kollarını, onlar aslında hayalet çocuklar..















Comments
Ama okuduktan sonra ben de bıraktığı tadı sevdim.
Kalemine sağlık!
--
climbing up to heaven just to piss on the stars
--
Capitalism and religion kill the animals, individuals and society. They can kill you in a variety of ways, slow or quick. There can be no happiness or peace on this planet, no prosperity for the masses, as long as this slavery continues.
--
climbing up to heaven just to piss on the stars
Previous PageNext Page